Facebook Yeni Trendini Yürütebilecek Mi?


Sıkı bir Facebook kullanıcısıyım. Blogumun sol alt tarafına bakarsanız Facebook profilimin bağlantısını görebilirsiniz. Facebook uzun süredir aktif olarak kullandığım tek sosyal ağ sitesi olduğu için Facebook'la ilgili bir şeyler karalayacak birikimim var. Hatta şu "eski tasarım mı yeni tasarım mı?" tartışmaları daha dün gibi aklımda. Kullandığım yıllar boyunca Facebook'un yaptığı bütün yenilikleri takdir ettim, son yaptıkları dışında. Bu yüzden yeni bir tartışma başlatıyorum "kişi odaklı sosyal ağ mı içerik odaklı sosyal ağ mı?"
Hatırlıyor musunuz bir zamanlar Facebook'la Myspace'i kapıştırırdık. Bu tartışmaların başladığı zamandan kısa bir süre sonra tartışmaların anlamsızlığını anlamıştım. Çünkü kelimenin tam anlamıyla Facebook elma, Myspace armuttu. Myspace, adından da anlaşılabileceği gibi kişilerin kendilerine özgü bir alan oluşturmalarını sağlıyordu. Blog gibi ama blog gibi değil; daha fazla çokluortam ögesine sahip ve bir sosyal ağ içerisinde bulunan bir alanınız oluyordu. Kullanıcı sayısına ve popülariteye bakılırsa bu yarışı Facebook kazanmış gibi görünüyor. Bunun sebebini anlamak da çok zor değil, insanlar arkadaşlarıyla daha basit bir şekilde iletişim kurmak ve çokluortam ögesi paylaşmak istiyorlardı, kendi profilleri üzerinden, bir alan ya da başka bir şey yaratmakla uğraşmadan... Kendi alanlarına sahip olmak isteyenler de bir blog oluşturup tamamen özelleştirebiliyordu, Facebook vs. Myspace tartışmalarının alevlendiği zamanlar ücretsiz blogların da en popüler olduğu zamanlardı.

Evet, Facebook'un amacı başka ayrıntılarla uğraşmadan arkadaşlarına ulaşabilmekti. Ben de bu yüzden Facebook kullanmayı seçtim; daha genel konulu içeriklerimi yayınlamak için blogum vardı, ihtiyacım olan şey sadece arkadaşlarımla paylaşım yapabileceğim ve bu sırada yaptıklarımı gösterecek ve beni temsil edecek bir profil sayfasıydı. Facebook kullandığım ilk zamanlarda yaşadığım deneyimi bugünküne asla değişemem. Özellikle Facebook daha kolay kullanımlı, daha modern ve hayatımda gördüğüm en güzel tasarımlardan birisi olarak, yani yeni tasarımıyla karşıma çıktığında, Facebook deneyimim tek kelimeyle mükemmel olmuştu.

Tartışmanın konusuna gelecek olursam, bu yeni tasarımın ilerleyen zamanlarında Facebook'ta yeni bir trend başladı, video paylaşımı. Bu trend uzun süredir devam ediyor ancak deneyimim hakkında daha sağlıklı bir yorum yapabilmek için bir süre kullanmak istedim. Ve bu yüzden şimdi yazıyorum. Herhalde sosyal ağları iki kategoriye ayırabilirim, kişi odaklı sosyal ağlar ve içerik odaklı sosyal ağlar olarak. Kişi odaklı sosyal ağlarda (hi5, netlog örnek gösterilebilir), kişiler kendi yaşadıkları ve düşündükleri şeyleri; kendilerine ait fotoğraflar, videolar, duvar yazıları gibi ögeler olarak sosyal ağa yüklerler. İçerik odaklı sosyal ağlarda ise (last.fm örnek gösterilebilir), içerikler kullanıcı tarafından eklense bile genel/evrensel içeriklerdir ve kişileri ya da kişilerin yaşadıklarını yansıtmaz. Bu tür ağlarda kişilerin işlevi, yüklenen içerikleri referans göstererek/paylaşarak arkadaşlarına yaymaktır. Burada içeriğe odaklı olduğumuz için örneğin aynı videoyu iki kişi tarafından paylaşabilir, ama kişye odaklandığımızda bütün içerikler tek kişiye bağlıdır. Kısa bir örnekle, kişiye ait içerikte kişi kendisini ve arkadaşlarını içeriğe etiketlemişken, içerik odaklanarak hareket eden kişi hazır bir içeriği referans göstermiştir.

Benim görüşümü sorarsanız, Facebook'ta içerik paylaşımı çok hoşuma gidiyor. Bazen mükemmel içeriklere rastlayabiliyorum. Ancak içeriğe çok fazla odaklanılması arkadaşlarımın ne yaptığını görmemi, Facebook'u gerçek amacı için kullanmamı engelliyor.

Peki, bir sosyal ağda kişiler içeriğe odaklanırsa ne olur? Profiller sadece birer "liste" halini alır, bu yüzden profil kavramının kişiselliği yok olur. Profil kavramının kişiselliği yok olunca, yani bir profil bir kişiyi temsil edemeyip ancak bir kişinin beğendiği içeriklerin listesi halini alınca kişi odaklı iletişim yok olur. İnsanlar sadece içerikler hakkında yazışır, birbirleri hakkında yazışamaz. Bunun sonucunda da Facebook, anasayfasında belirttiği "tanıdıklarınla iletişim kurma ve hayatında olup bitenleri paylaşma" misyonunu yerine getiremez. Sosyal ağ hala kullanılabilir mi, kullanılabilir ama tamamen farklı bir hal almış olur. Sosyal ağın merkezinde kişiler yerine, içerikler vardır.

Peki Facebook neden içerik odaklı bir sosyal ağ olmak istiyor, ya da istiyor mu? Aslında istemiyor. Facebook hem içeriğe hem de kişiye odaklanmak istiyor, e tabi iki şeye odaklanmaya çalışınca da gözleri şaşı oluyor :). Facebook'un odağının içeriğe doğru da kaymasının nedeni tamamen stratejik, internetteki bu trendden kendi payını almak istiyor.
 
Bu bukalemun tarzı odaklanma çabası Facebook'un sonu olabilir mi? Belki. Eğer insanlar içerikler yüzünden arkadaşlarıyla iletişim kuramaz hale gelirlerse yavaş yavaş Facebook'tan soğumaya başlarlar (ki bu benim ve bazı arkadaşlarımın başına geliyor) ve bu işi daha iyi yapan bir sosyal ağa kayabilirler. Ama Facebook gözlük numarasını doğru seçer ve içerik ile kişiyi aynı platformda öne çıkarmayı başarabilirse dünyanın en iyi iş modellerinden birine de imza atabilir. Benim görüşüm mü? Eğer şu ankinden daha iyisini yapamayacaksanız hiç içerikle falan uğraşmayın.

Yorumlar

Gravatar
Yazan: muratK
Tarih: 03.08.2009 19:09:26
Çok ii bi tespit dostum böyle devam ederse bende çıkıcam facebook'tan!

Yorumunuzu ekleyin!

 
 
 
 
Resmi yenile
 

Hakkımda

Temmuz Karali Temmuz Karali, herşeyden önce bu blogun yazarıdır tabi ki. Onun dışında, İzmir'de yaşayan ve lise öğrenimine devam eden sıkı bir computer geek'tir. >>

Beslemeler

Arama

 
 

Reklamlar

 




ASPİndir.com