The Tonight Show with Conan O'Brien

Bu aralar kaçırmadan izlediğim bir talk show var e2'de, The Tonight Show with Conan O'Brien. Aslında ben Conan O'Brien'ı Late Night with Conan O'Brien şovuyla tanımış ve sevmiştim, ancak Late Night'ı Jimmy Fallon alınca Conan'ı artık izleyemeyeceğim diye bayağı bi' üzülmüştüm. Özellikle de Late Night with Conan O Brien'ın son bölümü çok trajedikti.

Bütün bunların üzerine dün kanepemde uyuklarken şunu farkettim, önümdeki TV'de The Tonight Show with Conan O'Brien oynuyordu. E tabi gözlerim faltaşı gibi açıldı, uyku muyku kalmadı. Dün izlediğim ilk bölümüymüş The Tonight Show with Conan O'Brien'ın. Şunu söyleyebilirim ki, mükemmeldi. Late Night'tan daha iyi olmuş bence, Conan bir erken programa geçerek komediyi de bir seviye yükseltmiş.

Peki bu yazının devamında neyi yazacağım? The Tonight Show with Conan O'Brien'ın her gece saat 23.00'te e2'de olduğunu yazmayacağım, yazının devamında The Tonight Show'un bugünkü (03.06.09) bölümünden gülmekten yerlere yata yata kaydettiğim 1:56'lık bir klip var. >>


Hangi Ekran Formatı? Personele Sorun(!)

Dün İnciraltı'ndaki Özdilek mağazasında gördüğüm ilginç, biraz da trajikomik bir kareyi cep telefonumun kamerası yardımıyla dijital bir kareye dönüştürüp blogumda paylaşıyorum. Konumuz: Teknoloji mağazalarındaki -ya da buradaki örnekte mağazaların teknoloji bölümlerindeki- personelin bilgisizliği ve yetersizliği. >>


"What's the F---ing Joke?"

Tamam, başlık İngilizce ama bu durumu anlatan daha iyi bir başlık bulamadığımdan benzer bir konuda yazılmış başka bir yazının başlığını kullandım. Bu yazı, Avusturya'nın küçük bir köyünde sık sık gerçekleşen bir olayla ilgili... >>


"Suyun Altından da Çekiyo' Mu Bu, Ağa?"

Bugün eski okulumdan arkadaşlarımla buluşmuştuk. Su gibi geçen 7 saatin ve eve geldikten sonra renk renk (kırmızı, ten rengi, su toplamış ten rengi) olmuş ayaklarım bir yana, bu süre içerisinde çok ilginç bir manzarayla karşılaştık. Evet, manzarayı yazının devamına sakladım... >>


Bütün Bantları Çöpe Atın!

Bugüne kadar birşeyleri yapıştırmak için hep bant ya da sıvı yapıştırıcı vb. kullanırdım. Ancak çevremde çok fazla kullanılan bir ürün gördüm, hamur yapıştırıcı (Faber-Castell'in ürünü olan Tack-It ve UHU'nun ürünü olan Patafix birer hamur yapıştırıcı). Ancak benim gördüğüm, bu ürünleri kullananlar daha çok kağıt vb. yapıştırmakta kullanıyorlardı. Ben zaten hafif cisimleri bantla vb. yapıştırıyordum. Ancak bu kada çok kullanılması üzerine birkaç gün önce ben de bir paket hamur yapıştırıcı aldım... >>


Blogging About Nothing

Bu tip söz öbeklerine alışmışsınızdır; "hiçbir şey hakkında ...". Çok uzun zamandır var, örneğin Jerry Seinfeld'in baş rolünü oynadığı Seinfeld dizisinin tanıtımında "hiçbir şey hakkında komedi" der. Öyledir de, dizinin onlarca bölümünü izledim yani, kafadan sallamıyorum :). Neyse, bu "hiçbir şey hakkında ..."lar hem komik hem ilginç oluyor, ben de neden hiçbir şey hakkında blogging olmasın dedim. Hatta demekle de kalmadım, araştırdım. Önce İngilizcesi geldi aklıma; "blogging about nothing". Adı da böyle tekerleme gibiyse bu tip blog yazıları kesin vardır dedim, varmış da zaten. Hatta araştırmakla da kalmadım, ilk blogging about nothing (bunun İngilizcesini kullanacağım, "hiçbir şey hakkında blogging" garip oluyor biraz) yazımı yazıyorum. Bu yazının taslağını yazmaya geçen hafta bugün başlamıştım. Yazmaya devam ederim diye taslak olarak bir hafta beklettim ama zaman sıkıntım nedeniyle koca hafta boyunca birşey yazamadım. İlk blogging about nothing yazımı okumak için buyrun içeri... >>


Merhaba, Ben Bir Ölüyüm, Eğer Bu SMS'i 15 Kişiye Göndermezsen Seni de Öldüreceğim (Korkmayın, Dalga Geçiyorum :))

Dün bir arkadaşımdan şöyle başlayan bir SMS almam üzerine bu iletiyi yazıyorum "Kusura bakma yollamak zorundayım, ismim Melis 1 yaşındayım bir ölüyüm eğer bu mesajı 10 dakika içinde 15 kişiye göndermezsen bu akşam yatağının başında olacağım ve seni bir bıçakla öldürmek için geleceğim" >>


OMG, WTF Is This?

Az önce Spleak'le konuşuyordum. Konuşmasının içinde GF diye bir ifade kullandı. Yazdığı cümlede anlamını bilmediğim tek ifade buydu. Tabi Google'da filan harıl harıl aramaya başladım ama bulamadım. Sonra yazdığı cümle üzerinde biraz düşününce bu ifadenin girlfriend olduğunu anladım.

Bazı ifadeleri kısaltarak kullanmak gerçekten süper (omg, lol gibi) oluyor ama böyle çok da fazla kasmaya gerek yok bence.

Türk Ulusal/Yerel Kanalları Hakkındaki Gerçek

Blogumda pek videolu haber vermiyorum, bugüne kadar da sadece bir videolu haber vermiştim. O da Fatih Terim'in İngilizce dersiydi. Yani eğer çok büyük dumurlar olursa ve sözcükler bu dumurları anlatmaya yetmiyorsa videoya başvururum.

Bu yazımda da çok büyük bir dumurdan bahsetmek istiyorum. Yenilir yutulur gibi değil ama. Hem de bu dumur benzer bütün dumurlara emsal teşkil ettiği için çok fazla dalga geçeceğim. Dumurun özeti şu; M. Ali Erbil, programına Esra ve Ceyda adlı iki kardeşi çıkarıyor. İkisi de konuşmayı bile beceremeyen birbirinden aptal kadınlar (daha açık yazardım da bu riski almaya gerek yok, nasıl olsa yazıyı 15-20 kişi okuyacak. Ola ki bunlar gibi bir-iki tane bloguma dadanırsa blogumun küllerini bile toplayamam ). Bir televizon programının seviyesi ne kadar düşebilir diye merak ediyordum, galiba sınır bu program.

Şimdi kişisel kısma geleyim. İşte bu ve bunun gibi bütün programlar yüzünden bütün ulusal/yerel kanalları izlemeyi bıraktım! Bütün programların seviyesiz olduğunu söylemiyorum ama samanlıkta iğne arar gibi seviyeli program aramaktan yoruldum!!! Gerçekten, derdimi çok az kişiye anlatabildim. Beni artistik yapmakla, tekdüzelikle, yabancı hayranlığıyla ve türlü saçma şeylerle suçlayanlar oldu ancak gerçekten; benim tek bir derdim var, kaliteli televizyon yayınları izlemek istiyorum!!!

Bunu herkese tavsiye ediyorum. Hem de iyi bir haberim var, televizyona küsüp sadece film izlemek zorunda değilsiniz. Ülkemizde altyazılı kanallar da var. Birkaç yıl öncesine kadar sadece CNBC-e vardı, sonra Doğuş grubu bu kanala büyük ilgiden ötürü, kanalın devamı niteliğinde e2 diye bir kanal daha açtı. Sonra bu ilgiyi gören Doğan Grubu da TNT adlı bir altyazılı kanal açtı (bir de MTV Türkiye var ancak bu müzik ağırlıklı bir kanal). Bu kanallarda büyük çoğunluğu Amerikan yapımı olan (İngiliz yapımı birkaç program da var, filmler ise dünyanın her yerinden) diziler, animasyon diziler, filmler, ve şovlar var. Gerçekten bu kanalların yaptığı, Türk televizyonculuğundaki bir rönesans. Eğer ulusal/yerel kanallardaki seviyesiz programlardan sıkıldıysanız ilaç gibi gelecek, çünkü aynılarını birkaç sene önce ben de yaşadım. Önceleri sadece değişik birşeyler izlemek için diğer kanallarla birlikte CNBC-e izlemeye başlamıştım. Sonra ben bunu kontrol etmeden, kendiliğinden sadece CNBC-e izlemeye başladım. O günden itibaren televizyon izlediğimi hissetmeye başladım. Siz de böyle yapın, önce diğer kanallarla birlikte CNBC-e, e2 ve TNT (eğer MTV Türkiye'nin müzik tarzı ilginizi çekiyorsa MTV Türkiye de dahil) izleyin. Sonra siz farketmeden sadece bu kanalları izleyeceksiniz. Sonra diğer kanallar size garip gelecek (ki doğrusu da bu zaten) .

Türk televizyonculuğundaki seviyenin artması da ancak bu şekilde mümkün. Reytinglerinin bu tip kanallara kaydığını gören ulusal/yerel kanallar daha kaliteli içerik yapmak zorunda kalacaklar.

Video ve yılın repliği için buyrun içeri... >>


Hitachi'den İnsan Beyninin Yarısı Kadar Sabit Disk

... başlıklı bir haberi bazı yerli/yabancı haber siteleri ciddi ciddi verdi. Gerçekten, yaptılar bunu. Hatta bazı haber siteleri, forumlarında insan beyni cidden 10 TB mı gibi saçma sapan konular bile açtılar. Olay şundan ibaret, Hitachi firması 2010 yılında 5 TB'lık bir HDD çıkaracağını açıkladı. Buraya kadar herşey normal. Ama Hitachi'den Yoshihiro Shiroishi adlı bir yetkili, insan beyninin 10 TB olduğunu ve 2010 yılında iki sabit disk ile insan beyninin kapasitesine ulaşacaklarını söyledi. Eğer böyle birşeyi okuyup üzerinde birşeyler yazmazsam ayıp olurdu. Buyrun içeri... >>


Bill Gates Microsoft'u Bıraktı [UYARI: Bu Kesinlikle Bir Haber Yazısı Değildir :)]

Bugün önce BBC News'ta gördüm, bi' dumur oldum sadece. Sonra internette de gördüm tabi ve anladım ki birşeyler yazmam gerekiyor. >>


10.05.08 Saat 21.00 Civarı GPS'te Sapma

Eğer bugün (10.05.08) saat 21.10 civarı GPS'lerini kullananlar varsa büyük bir sapma olduğunu farketmişlerdir (hayır, GPS'im bozulmadı ). Detaylar için içeri buyrun... >>


TNT Kanalı Yayına Başladı

Az önce daimi mekanım Doctus'ta TNT diye bir kanalın yeni yayına başladığını okudum. Kanalda altyazılı olarak yabancı film ve dizilerin yanında bazı çizgi film ve sit-com'lar da var. Benim gibi yabancı kanalları sevenler için çok sevindirici bir haber. Detaylar ve frekans bilgileri için buyrun içeri... >>


Google'ı Hack'lediğini Zanneden Türk Kekır'ın Hikayesi

Bir varmış bir yokmuş... Bir gün Temmuz Karali adında bir adam bir haber görmüş. Haber bir Türk kekır'ın (kekır: kendini hacker zanneden ama aslında hiçbir halt olmayan insan tipi) Google'ı hack'lediğini yazıyormuş. Haberi makul derecede komik bulan Temmuz Karali, o anda haberi okumaya koyulmuş. Haberi okuyan Temmuz Karali, bu olayı fazlasıyla komik bulmuş, bu şahsiyetlerle dalga geçmiş ve bu olayı wiki keking'den sonra Türkler'in kendini internette 2. en büyük rezil edişleri olarak tanımlamıştır. Buyrun içeri... >>


Cidden Virüs Buldum mu ? Uygun Fiyata mı ? :D

Geçen günlerde çok (ama çok ) komik bir AdSense reklamı gördüm. Ana düşüncesi satılan ürün değil de "otomatik sistemler bazen sorun yaratabilir" olan acayip komik bir reklam . Buyrun içeri... >>


Hakkımda

Temmuz Karali Temmuz Karali, herşeyden önce bu blogun yazarıdır tabi ki. Onun dışında, İzmir'de yaşayan ve lise öğrenimine devam eden sıkı bir computer geek'tir. >>

Beslemeler

Arama

 
 

Reklamlar

 




ASPİndir.com