Facebook Yeni Trendini Yürütebilecek Mi?
Sıkı bir Facebook kullanıcısıyım. Blogumun sol alt tarafına bakarsanız Facebook profilimin bağlantısını görebilirsiniz. Facebook uzun süredir aktif olarak kullandığım tek sosyal ağ sitesi olduğu için Facebook'la ilgili bir şeyler karalayacak birikimim var. Hatta şu "eski tasarım mı yeni tasarım mı?" tartışmaları daha dün gibi aklımda. Kullandığım yıllar boyunca Facebook'un yaptığı bütün yenilikleri takdir ettim, son yaptıkları dışında. Bu yüzden yeni bir tartışma başlatıyorum "kişi odaklı sosyal ağ mı içerik odaklı sosyal ağ mı?" >>Facebook'taki Kullanıcı Adları
Eğer Facebook sayfanızdaki uyarıları dikkatlice okuma gibi bir alışkanlığınız varsa 13 haziran, saat 07.01'den başlayarak Facebook profilinize bir kullanıcı adı alabileceğinizi biliyorsunuzdur. Ben bilgisayardaki uyarıları "acaba herşeyim silinecek mi?" modunda olmadan, sakin sakin okumama rağmen kendi kullanıcı adımı aldım bile!Şimdi siz de beni görüp "Aaa, facebook.com/temmuzk diye Facebook profili mi olurmuş" dediyseniz facebook.com/username adresinden kendinize bir kullanıcı adı alabilirsiniz, o ayrı konu. Bunu alınca ne olacak, facebook.com/profile.php?id=000000000 (000000000 yerinde 9/10 rakamlı profil ID'niz bulunuyordu hatırlayacağınız gibi) şeklindeki profilinizin URI'ı facebook.com/kullaniciadiniz şeklinde olacak, falan filan.
Benim asıl yazmak istediğim, neden bu kullanıcı adlarını alma sürecinin bu kadar heyecanlı olduğu. Bu sabah bilgisayarı açtığımda içimde bir burukluk vardı, çünkü benim "sabah" diye nitelendirdiğim zaman dilimi, aslında öğlendi. Dün gece de bu yazıyı yazdığım saatlerde uyanık olduğum için bu sabah 12.00 gibi uyandım. İçimdeki burukluğun nedeni de saat 07.01'de başlayan o atmosferi kaçırmamdı. Bir şey de yazamıyorum işte, acaba facebook.com'da müthiş bir yoğunluk mu vardı, yoksa o saatte herkes (evet, farklı saat dilimlerindeki insanlar da!) mışıl mışıl uyuyor muydu bilemiyorum!
Bu paragrafa da aynı şekilde başlayacağım, neden bu kadar heyecan? Kullanıcı adı sistemiyle çalışan birçok ünlü site ve birçok ünlü sosyal ağ sitesi olmasına rağmen neden Facebook için günler öncesinden duyurular yapıldı, eşe dosta "Cumartesi günü Facebook'tan kullanıcı adını almayı unutma" denildi? Çünkü adı üzerinde, o Facebook. Facebook'un kullanıcı adı dağıtması ICANN'in bedavaya domain dağıtması gibi bir şey.
Peki neden aldık? Aldık, çünkü, eeee, ne bileyim işte... Yok, yok şaka yapıyorum; neden aldığımızı çok iyi biliyorum. Neden aldık, çünkü örneğin benim ad-soyad benzerliğinden ötürü Facebook'ta bulamadığım çok kişi vardı. Şimdi onları gördüğümde "Bana Facebook kullanıcı adını söyle" ve "Git mahkeme kararıyla adını-soyadını değiştir, orijinal ol biraz!" diyebileceğim. Bir sebebi de buydu belki, orijinal olmak. Facebook hepsi birbirine benzeyen 9-10 rakamlı ID'lerle uğraşmamızı istemedi, profil URI'larımızın da bizi yansıtmasını istedi. Böylece Facebook profillerine bağlantı vermek daha kolay oldu, falan filan...
Biraz da genel olarak, Facebook hakkında yazmak istiyorum. Birkaç gün önce bir arkadaşıma Facebook profili oluştururken bir şeyi farkettim, arkadaşımın profiline arkadaş ekleyebilmek için her ekleme yaptığında ya bir CAPTCHA kodu girmesi ya da bir kereliğine "profilini doğrulaması" gerekiyordu. Artık CAPTCHA analiz etmekten sıkıldığımızda profil doğrulama işleminin nasıl olduğuna baktım. Şuymuş, gerçek bir insan olduğunuzu anlayabilmek için(!) telefon numaranızı giriyormuşsunuz, onlar da size bir SMS yolluyormuş, bu şekilde doğrulama yapıyormuşsunuz. Aslında dedikleri doğru, gerçek insanların cep telefonu numaraları olur. Ancak şu açıdan da değerlendirmek lazım, Facebook bizden (yine) bir özel verimizi istiyor. Hoppala! Facebook'un kişisel gizlilik skandalları içinde boğuştuğu bir dönemde eğer benden cep telefonumun numarasını istese, kesinlikte vermezdim. Yeni bir uygulama bu bu arada, ne zaman başladığını bilmiyorum ama ben birkaç gün önce denk geldim. Ah Facebook, ah!
Yine de bunların hepsine rağmen, Facebook şu anda dünyanın bir numaralı "kişisel profil" odaklı sosyal ağ sitesidir. Teknik açıdan da çok iyi bir kodlamaya ve belki de alanındaki en iyi tasarıma sahiptir. Her zaman söylerim, Facebook'un tasarımcılarına söylenmesi gereken tek bir söz varsa o da "Tebrikler!"dir. Böyle bazen küçük haltlar yese de onları gözardı edip bu sistemi doyasıya kullanmalıyız. "Facebook amele doldu." dediğinizi duyar gibiyim. Hey, herkesi arkadaşınız olarak eklemek zorunda değilsiniz!
Fiyaskolarla Dolu Bir Blog
Hayır, böyle bir başlık kullanmış olmama rağmen birşeyleri kötülemeyeceğim bu yazımda. Çünkü geçenlerde bunu benim yerime yapan süper bir bloğa rastladım. Hatta bu bloğu o kadar beğendim ki, aralıksız 30 sayfa okumuşum. Bununla da kalmayıp, bloguma bir yazı yazmak istedim. Bu blogun yazarları, içinde fiyaskolar olan şeyleri buluyor ve fotoğraflarını/videolarını çekiyor. Ortaya ise çok komik ürünler çıkıyor. Ben sizin için bu ürünlerden 2 tanesini seçip yazının devamına ekledim. >>Google Translate Sonunda Türkçe Dil Desteğini Ekledi
Evet, yine klasik bir başlangıç yapacağım ama bu sefer çok güzel birşey buldum. Klasik başlangıç kısmı şu, yine daimi mekanım Doctus'ta dolaşıyordum. Güzel birşey buldum kısmı da şu, bir iletide Google Translate'in sonunda Türkçe dil desteğini eklediğini okumamdı. Bilmeyenler için Google Translate, Google'ın metin ve web sitesi (evet, komple web sitesi) çeviri servisi. İnternetteki ortalama çeviri servislerinden çok daha iyi çeviri başarısı olan Google'ın (Türk kullanıcıları için) tek bir sorunu vardı, o da Türkçe dil desteği olmamasıydı. Bu sorun da giderildiğine göre, ben de Google'ın bu servisi hakkında ayrıntılı bir inceleme hazırladım. İncelememi yazının devamında okuyabilirsiniz... >>Facebook Notları 4: Ne Olduğunu Başlıkta Yazarsam Süprizi Kaçacak, Özeti Okuyun
Dün bloguma son attığım yazının tarihine baktım, yaklaşık bir ay olmuş. Son sınavlara hazırlanmaktan bloguma hiç zaman ayıramamışım açıkçası, karne dönemiydi filan. Bu kadar aradan sonra bir nasıl yapılır yazısıyla dönmek istemedim hemen, onu daha sonra yazacağım :). İşte dünden beri "iyi birşey çıksa da yazsam" diye bekliyordum. İyileşecek hastanın doktor ayağına gelir hesabı, bugün doktor Facebook hesabıma geldi. Bütün olayı başlığa yazmak istemememin kusuruna bakmayın, eğer yazsam "yine mi bu gruplardan biri" diyip, sonuna bir de küfür ekleyerek sinirle sayfayı kapatacaktınız. Olayı şöyle özetleyeyim, hani şu gruplar vardır "facebook'ta kim profilinize bakmış, facebook'ta resminizi kim çalmış, facebook'ta kim sizi ebelemiş, facebook'ta kim sizi sobelemiş" (hatta bir de bunların uygulama gibi olanları vardır "facebook renginizi değiştirin vb. vb." mesela), mutlaka duymuşsunuzdur. Bunlar ilk türemeye başladığında dumur krizleri içinde olduğumu tahmin edebilirsiniz. Bir yazı yazacaktım, hatta bu gruplardan 3-5 tanesinin davetinin bir araya gelmesini bekleyip bir ekran görüntüsü bile almıştım (o ekran görüntüsünü hala silmemişim, yazının devamına eklerim). Ama bunlar o kadar hızlı türemişti ve sınavlar üzerime o kadar hızlı gelmişti ki artık zaten herkesin bu gruplar hakkında az çok bildiği birşey vardı. Yine de birşeyler yazabilirdim ama çok havada kalacaktı. Ama bugün bana öyle bir grubun daveti geldi ki, hem dumur sürümü v2.0'a güncellenmiş; hem de pek türevi olmayan, bilinmeyen bir grup. Grubun adı "ARKADAŞ LİSTENİZDEKİLERDEN KİM SİZE AŞIK BİLMEK İSTERMİSİNİZ?". Grup hakkındaki detaylı incelememi ve yorumlarımı yazının devamında okuyabilirsiniz...Flaş, flaş, deklanşör: İster inanın ister inanmayın, tam bu özeti yazdığım zaman diliminde, yukarıda yazdığım grupla ilgili araştırma-karıştırma yaparken dumur v2.0 standardını kullanan başka bir gruba daha rastladım. Onu da yazının devamında açıklayacağım... >>
İnternetteki Mahkeme Kararı Yazılarını Engelleyin!
İnternette mahkeme kararıyla engellenen sitelere her gün bir yenisi ekleniyor. Bu kadar sitenin kapatıldığına tanık olmak zaten yeterince sinir bozucuyken, ikide bir "Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir" yazısını görmek, sinirleri daha da fazla bozabiliyor. Yazının devamında küçük bir ayar ile nasıl "Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir" yazısını engelleyebileceğinizi anlatacağım... >>Symbian İçin Benzersiz Bir Ücretsiz Program Arşivi
Eğer Symbian kullanıyorsanız Symbian için ücretsiz program bulmanın ne kadar zor olduğunu bilirsiniz. Daha da kötüsü Symbian için internette çok az download sitesi var, onun için eğer Google'da bir Symbian programını aratırsanız büyük olasılıkla çöp forumlardan birine denk geliyorsunuz, bu forumlarda da eğer rep tartışmaları arasında aradığınız programı bulabilseniz de programın resmi sitesindeki indirme bağlantısını bulamayacaksınız, onun için ya programı kullanamayacaksınız ya da "içinde zararlı yazılım var mıdır" şüpheleriyle telefonunuza yükleyip, telefonunuzdaki bütün kişisel bilgileri zararlı yazılımların ellerine teslim edecksiniz. Bunun üzerine daimi mekanım Doctus'ta @mono, ortaya bir fikir attı; ücretsiz Symbian programlarından oluşan bir arşiv yapalım dedi. Nitelik olarak benzersiz olan bu arşiv, paylaşımlarımızla nicelik olarak da yakında en büyük Türkçe Symbian program arşivlerinden biri olacak. Bu arşivin bağlantısını ve diğer detaylarını yazının devamında vereceğim... >>Facebook Notları 3: Aktif Kullanıcı Değilim(!) LÜTFEN Üyeliğimi Silin!
Bugün Facebook'taki bir arkadaşımdan bir SPAM mesaj almam üzerine bu iletiyi yazıyorum. E-postalardaki SPAM mesajlar yıllar önce başladı, artık durdurulamıyor. SPAM filtresi olmayan e-posta servisi kalmadı artık. E-postalarda SPAM'in bu kadar yaygınlaştığını gören spammer'lar, artık gözlerini Facebook'a da dikmiş demek ki. İnternette mesaj gönderme özelliği olan herşeyin SPAM amaçlı kullanılmaya başlanmaması için bu sefer ilk adımlardan birini ben attım. Hatta bu iletiyi yazmakla kalmayıp Facebook'ta bir grup da kurdum. Facebook'ta SPAM henüz çok fazla değil. Onun için durdurmak elimizde. Lütfen Facebook hesabınız varsa gruba üye olun ve bütün arkadaşlarınızı davet edin. Ayrıntılar yazının devamında... >>DumurPedi
İnternette "ey-em" (eğer yazıldığı gibi yazarsam Google gereksiz bir sürü ziyaretçi yollayacak) radyo dalgalarını araştırırken bir dumur vakasıyla daha karşı karşıya kaldım. Buyrun içeri. >>AdSense Dumurları 1 - Soruyu Bilene 100 Kontör
Bir yazı dizisi yazmayalı bayağı zaman olmuş, evet en son 2 yazılık Facebook Notları'nı yazmışım. Ama önemli değil, süper bir yazı dizisiyle karşınızdayım. Sitelerin AdSense reklamlarında sürekli bu tip reklamlar görürsünüz; kontör siteleri, arkadaşlık siteleri... Bu reklamları her gördüğümde bana dumur krizleri geçirtmesine rağmen bloga yazamıyordum çünkü eğer bunları teker teker yazarsam bir süre sonra uçup gideceklerdi... Onun için gördüğüm bütün dumurluk AdSense reklamlarını AdSense Dumurları yazı dizisi altında toplayacağım.Bugünkü dumurumuzun konusu, bir kontör sitesi. Site bir soru soruyor ve soruyu bilene 100 kontör vereceğini iddia ediyor. Detaylar yazının devamında... >>
Facebook Notları 2
Evet sevgili okuyucularım, bu yazımda da yeni bir Facebook dumurundan bahsedeceğim. Ama içeride
. >>Cnettürkiye'den "3G Geliyor" Saçmalığı
Cnet Türkiye adındaki teknoloji haber sitesini düzenli olarak takip ediyorum. Dün yine olağan bir şekilde siteye girdim. Bir haber çok dikkatimi çekti. Hızla haberi açtım. Ancak gördüklerim karşısında hem hayal kırıklığına uğradım, hem sinirlendim. Ve kesinlikle bu davranışı Cnet Türkiye gibi bir siteye yakıştıramadım. Detaylar için içeriye buyrun... >>Mimlenmiştim, Uzun Zaman Oldu
Günlerden 16 Şubat 2008 idi. elektr10.blogspot.com blogunun yazarı Hamza beni mimlemişti. Bugün günlerden 3 Mart 2008 ve ben ancak yazımı yazabiliyorum
. Bilgisayarımın servise gitmesi ve benim uyuşukluğumun sebep olduğu gecikmeli mim yazımı (ilk mim yazımı
Üye Ol
Giris Yap
RSS

